Bir sözcüğün türü, cümledeki görevine göre belirlenir. Aynı sözcük farklı cümlelerde farklı türde olabilir; bu yüzden “sözcüğün kendisine” değil “cümledeki yerine” bakılır.
İsim (ad)
Varlıkları, kavramları adlandıran sözcüklerdir: “kitap, Ayşe, mutluluk”. İpucu: sözcüğe “-de, -i, -ler” gibi ekler getirilebiliyorsa genellikle isimdir.
Sıfat
İsimleri niteler ya da belirtir ve isimden önce gelir:
- Niteleme sıfatı: “güzel çiçek”.
- Belirtme sıfatı: işaret (bu, şu), sayı (dört öğrenci), belgisiz (her, birkaç) ve soru sıfatı (hangi, kaç).
Sıfat isim gibi kullanılırsa (adlaşırsa) tür değiştirir: “Güzeli sevdi.”
Zamir
İsmin yerini tutan sözcüklerdir: kişi (ben, sen, o), işaret (bu, şu), belgisiz (herkes, kimse), soru (kim, ne).
“Bu kitabı okudum.” (bu: sıfat) – “Bu benim kitabım.” (bu: zamir)
Zarf
Fiili, sıfatı ya da başka bir zarfı niteler: “hızlı koştu, çok güzel, pek yavaş”. Zarflar durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru zarfı olabilir.
“Ali hızlı koştu.” (hızlı: zarf) – “Hızlı araba geçti.” (hızlı: sıfat)
Edat (ilgeç)
Tek başına anlamı olmayan, kendinden önceki sözcükle birlikte anlam kazanan sözcüklerdir: için, gibi, kadar, ile, göre, karşı, doğru, dolayı.
Bağlaç
Eş görevli sözcükleri ve cümleleri bağlar: ve, ama, fakat, çünkü, ya da, hem… hem de, ki.
Ünlem
Duygu ve seslenmeyi anlatır: eyvah, aman, hey, bravo. Cümle dışı bir öğe gibidir.
Fiil
İş, oluş, hareket bildirir; kip ve kişi eki alabilir: “geldi, gelir, gelecek”.
Sınavda dikkat
- “Bu, şu, o” sözcüklerinde isimden önce geliyorsa sıfat, tek başınaysa zamirdir.
- “Çok, az, pek” sözcükleri isimden önce sıfat, fiilden/sıfattan önce zarftır.
- Sözcüğü cümleden koparıp tür vermeye çalışma.